Deniz seviyesinden 1.560 m. yükseklikteki
ilçenin yüzölçümü 1.220 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımına göre, toplam
nüfusu 14.596’dır.
İlçenin bitki örtüsü keven, kirpi otu,
yabani ayrık otundan ibaret olup, yer yer ardıç, meşe ve kısa boylu fundalık
orman örtüsüyle kaplıdır. Dağlarda yoğun erozyon ve toprak derinliğinin azlığı
nedeniyle fazla bitki bulunmamaktadır.
Sarız ilçesinde Karasal iklim hüküm sürmekte olup, kışları soğuk ve yağışlı,
yazlar sıcak ve kurak geçmektedir.
İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık ve dokumacılığa dayalıdır. Yetiştirilen
başlıca tarımsal ürünler, buğday, nohut, mercimek ve şeker pancarıdır.
Hayvancılıkta büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği ve arıcılık yapılmaktadır.
İlçenin bir diğer gelir kaynağı el dokuma Kök boyalı Sarız kilimleri Türkiye’de
ün yapmıştır. Halkın kendi evlerinde kurmuş oldukları tezgahlarda kilim
dokuyarak ilçe ekonomisine katkıda bulunmaktadırlar.
İlçenin tarihi çok eskilere dayanmakta olup, MÖ.700’lü yıllara dayandığı
sanılmaktadır. Kayseri’nin diğer ilçelerinde olduğu gibi burasının da
MÖ.2000-1750 tarihlerinde Hititlerin egemenliği altında kaldığı sanılmaktadır.
Daha sonra Asurlular, Medler, Persler, Mekedonya Krallığı, Kapadokya Krallığı
(MÖ.280-MS.17), Romalılar ve Bizanslılar yöreye hakim olmuşlardır.
Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Selçukluların eline geçen yöre, 1127 yılında
Danişmentliler’den Emir (Melik) Gazi’nin eline geçmiştir. Anadolu
Selçuklularından Kılıçarslan II. 1176 yılında Danişmentliler’den geri almıştır.
Kayseri ve yöresi Alaaddin Keykubat zamanında önem kazanmıştır. 1244 yılında
İlhanlı hücumlarına maruz kalan yöre, Moğol-İlhanlı valilerince idare edilmiş,
bunlardan Emir Eratna’nın Kayseri’de büyük bir beylik kurması üzerine 1343
yılında beyliğin merkezi olmuştur. Osmanlılar 1398 yılında burayı ele geçirmiş
ancak Yıldırım Beyazıt’ın Ankara Savaşı’nda (1402) yenilmesinden sonra
Karamanoğulları ve Dulkadiroğulları yöreye hakim olmuştur. Yavuz Sultan Selim’in
1515’te, İran seferi dönüşünde Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Adana yöresinde yasamakta olan Avşar boylarından bir kısmi Sarız yaylalarında
göçebe hayatı yasarken 1840’li yıllarda yerlesik hayata geçmişlerdir. Sarız
ilçesinin içinden geçen Sarız Çayı etrafındaki otlara ve ilkbaharda çay
etrafında açan sarı çiçeklere Sarıöz denmiş, asıl adı Köyyeri olan bu yer Sarıöz
olarak anılmaya başlanmış ve bu zamanla Sarız’a dönüşmüştür.
Sarız, 1946 yılına kadar Pınarbaşı ilçesine bağlı bir nahiye iken, bu tarihte
Kayseri’ye bağlı ilçe konumuna getirilmiştir.